hakkimda
Merhaba Arkadaşlar!
Ben, Hasan!

Özgeçmişler hep soğuk gelmiştir. Bu sebeple hakkımda ne varsa zaman zaman buraya anekdot tadında ekleyerek sıralayacağım. Umarım o sıkıcı ve narsistik sayfalardan birine dönüşmez.

Varan 1.Gerçek doğum günümü bilmiyorum. Evet evet şaka değil. Çocukken doğumgünlerinin matah birşey olduğunu anlayınca haliyle nüfus cüzdanıma bakıp uzun süre kendimi 1 ocak doğumlu sanmıştım. Benle beraber kaç milyon doğulu çocuk aynı dramı yaşamıştır tahmin etmek güç. Ta ki köylerde babanın şehre gidişini bekleyip sonra çocuğu kaydettirdiğini öğrenene kadar. Haliyle gerçeği öğrenmek için hemen birinci ağıza, annemin yanına koştum. Önce ne bileyim diye başından savdı. Sonra biraz düşünüp “Heh. Onu hatırlamadım da bizi bir sarı inek vardı. Heyt be ne heybetli ne mübarek hayvandı. Böyle boynuzları ahırdan sığmazdı. Herkesin nazarı değerdi. Tabii o zamanlar hamile olsam ne olur; gelin olduğum için yine işleri ben yapardım. O gün de yemini suyunu vermek için ahıra girdim. Önüne yetişmem için oturması lazımdı ama inat etti ben de hafifçe boynuna diz attım. Anında yere düştü. Can çekişmeye başladı da dayın bıçağı zor yetiştirdi. Meğer yanlışlıkla damarına vurmuşum nefesi gitmiş hayvanın. O günü hiç unutamam. İşte üç gün sonra da sen doğdun!!!” Sarı ineğe mi üzüleyim yoksa onun kıymetli ölümünün benim doğumgünümden daha öncelikli olmasına mı yanayım derken “E ineğin ölüm tarihini bari hatırlıyor musun?” diye sordum. “Yok nerden bileyim ama kıyamadım kemiklerini bahçeye gömdüm çok severdim o ineği ben.” dedi. İçimden bir la havle çektim amma bir yandan da kemikleri çıkarıp adli tıpta yaşlarını öğrenmeyi falan hayal ediyorum. “Sonra onları da köpekler bulmuş parçalamış.” deyince benim tüm ümitler suya düştü. Daha sonraları birkaç kez daha hafızasını zorlamam sonucunda büyük 83 Erzurum depreminden 3 gün sonra doğduğumu söyleyerek 27 Ekim olarak kesin tarih vermiştir. Duble felaket arası tek erkek olarak aileye neşe katmışım diyerek kendimi teselli etmemi sağlamıştır.

5 yaşındayken hayali bir kan davası(ki bu kısmın altını daha sonra anlatmak üzere boş bırakıyorum) sonucunda Sapanca/Sakarya’ya göç ettik. İlkokulum hakikaten eşsiz diyebileceğim Türkan Hocam sayesinde muhteşem geçti. Binbir türlü kusurumu hoşgörüp bana yol gösterdiği için bir anadolu lisesini kazanabildim ve gerisi kendiliğinden geldi.

Lise ve üniversiteyi İstanbul’da okuduktan sonra bir yıl askerlik adı altında bir Çukurca kabusu gördüm. Uyandığımda da etkisi bir yıl kadar sürdü. Velhasıl sonra da şimdi çalıştığım yerde başladım.

BLOG HAKKINDA

Bizim gibi insanların öyle sıradışı başarı hikayeleri olmaz. Aslında böyle hisler ya diğerlerinin yaptıklarını çok abartmasından ya bizim kendimizden beklentilerimizin yüksekliğinden ya da düpedüz başarısız olduğumuzdan kaynaklanır. Çoğu zaman birincisi; mutluyken ikincisi; gerçekçiyken üçüncüsü doğru gibi. Demem  o ki bu blogta öyle müthiş çıkarımlar bulamayabilirsiniz ancak geleceği için çok planlarım var. Öncelikle pek çok kişiye faydasız olacağını düşündüğüm bir yazı dizisi planladım: Üniversite Mezunu Olmadan Elde Edilebilecek 100 Kariyer. Ardından satış, yönetim, pazarlama üzerine yazılar; zaman zaman sevdiğim zihin egzersizleri ve beğendiğim beyit ya da vecizler; daha sonra saplantım olan teknolojiyle ilgili olarak mobil uygulamalar, yeni çıkan teknolojik ürün incelemeleri; vaktim olursa okuduğum kitapların değerlendirmeleri ve uzun zaman boyunca okuduklarımdan ayrıştırdıklarımdan bir araya getirdiğim kişisel gelişim ipuçlarını paylaşmayı düşünüyorum. Bunların ötesinde ilginç farklı birkaç konu eklemeyi de düşünüyorum. Birincisi internet üzerinde hiçbir yerde bulamadığım doğru düzgün hazırlanmış şehir bazında bir burs rehberi(öğrencilere muazzam ölçüde faydası olacaktır.); ikincisi eskiden beri muhabbetlere tat katsın diye öğrendiğim fizyonomi(fiziki görünümden karakter tahlili); üçüncüsü de amatör olarak yazmaya başladığım ve beğenildiği için devamını burada getirmek istediğim gerçek ile hayalin birbirine girdiği bir hikaye. Biliyorum ilk blogum için fazla iddialı bir giriş ama bunca ilgi alanın altından yine teknolojinin nimetleri ile kalkıp 2016 sonunda 300 post ile girmeyi hedefliyorum.

Öneri ya da farklı talepleri olanlar yukarıdaki sosyal medya hesaplarımdan, eposta adresimden veya iletişim sayfasından bana ulaşabilirler.

 SOSYAL MEDYADA PAYLAŞTIKLARIM